Menü
KAYA” EMEKLİLERİN DAYANACAK GÜCÜ KALMADI”

Tüm Emekliler Derneği (Tüm Emek Der) Çukurova Şube Başkanı Rafet Kaya Gazette.com.tr ye açıklamalarda bulundu.

Tüm İşçi ve Emeklileri Dul ve Yetimleri Derneği (TÜM EMEK DER) Adana Çukurova Şubesi Başkanı Rafet Kaya, emeklilerin durumu ve verilen zamları www.gazette.com.tr için değerlendirdi. Başkan Kaya, ‘’Emekli gerçekten şu an çok zor durumda. Eskiden tabiri caizse, ‘bıçak kemiği sıyırmaya başladı’ derdik ama şu an öyle değil. Parçaladı, yok etti’’ dedi.

Rafet Kaya kimdir? Sizi tanıyabilir miyiz?

Adım Rafet Kaya 1961 doğumlu bir emekliyim. 2005 yılında emekli oldum. İki çocuğum var. Emekli olur olmazda hemen Tüm Emekliler derneğinde görev aldım. O gündür bugündür çeşitli kademelerinde olduğum gibi buranın da kurucu şube başkanıyım.

Derneğinizin faaliyetlerinden bahseder misiniz?

Adanalı olarak 28-29 hastanelerimizle anlaşma yaptık. Kişilere dedik ki emeklilerimize, gariban, sosyal güvencesi olmayan varsa onu da getirin. Bir muayene şuan 250 TL, 250 TL o kişinin cebinde kalsın. Yani bizim düşüncemiz halka hizmet, hakka hizmet. Genel Başkanım ben Ankara'ya gittiğim zamanda genel başkanımıza da önümüzdeki günlerde nasip olursa inşallah iktidar ile muhalefet ile çeşitli devlet büyüklerimizi ziyaret edeceğiz. Ha bir şeyi söylemeden geçemeyeceğim, iki kişinin ismini ifade edeceğim emekli ile ilgili. Geçmişte bizim emeklilerin meselesini mecliste ilk dile getiren, hakkın rahmetine kavuşan Sayın Deniz Baykal. Biz kendisine teşekkür ettik. İkinci kişi de Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) milletvekili Yılmaz Tankurt’tu. Bizim dertlerimizi dinledi, dinledikten sonra bu da Meclis'e götürdü. Bizim meselemiz. Biz ona da teşekkür ediyoruz.

Emeklilere ne söylemek istersiniz?

Biz buradan emeklilerimize şunu söylüyoruz. Ya kardeşim 15 milyon emeklimiz var. Şimdi ülkeyi yönetenler iktidarıyla muhalefetiyle bu işi çözemediğini,  çözüm noktasını da bilemediğini söylüyoruz. Ama emeklilerimize de serzenişte bulunuyoruz. Neden biliyor musunuz? Gelip meselelerine sahip çıkıp derneklerine kayıt olmuyorlar. Yüzde 51 çoğunluğu yakalarsak biz sendikalaşırız. Diğerleri gibi pazarlık şansımız olur. O masada biz oluruz. Ama şu an ne yapıyoruz? Diyoruz ki biz sendikacı çıkarken, pazarlığa otururken emeklinin isminden de söz ediyoruz. Niye? Biz 150 bini bulamadığımız için. Şimdi gündemimizde bir şey var. Bugün Ankara'da Sayın Genel Başkanımız Satılmış Çalışkan Bey'in öncülüğünde Başkanlar Kurulumuz var. Ben oraya çeşitli mazeretim dolayısıyla katılamadım. Ama yönetim kurulu üyemiz Hakan Büyükyükselen’i gönderdik, oradalar. Bugün akşam da görüntülü yazılı televizyonda hepimizin bildiği üzere seyrediyoruz, görüyoruz ama icraat olup sonuçlanmayınca da emeklinin kafası çok karışıyor. Şimdi daha rahat olabilmesi için gelecekten umutlu, yaşamını daha rahat sürdürebilmesi için ne yapmak lazım? Gerekeni yapmak lazım.

Emeklilerin durumu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Emekli gerçekten şu an çok zor durumda. Eskiden derdik tabiri caizse bıçak kemiği sıyırmaya başladı. Şu an öyle değil. Parçaladı, yok etti. Yazık günah. Cenabi Rab bil âlemin buyuruyor. Ne diyor? Ne için gelirsen gel affederim lakin kul hakkıyla gelme diyor. Ben de diyorum ki emeklinin hakkıyla ebedi âleme gidenlere hakkımızı helal etmiyoruz. Kesinlikle etmiyoruz. Niye etmiyoruz? Ben diyorum ki ya bu ülkede eğer ki ekonomik sıkıntı var, tamam biz bunu göz ardı etmiyoruz, görüyoruz ama ekonomik sıkıntıyı emekliye yüklemenin bir manası yok. Bir ev kirası olmuş. Adana’mız da dâhil sekiz bin beş yüz, dokuz bin lira, emekli maaşı alıyor, yedi bin beş yüz lira. Şimdi bunun üstüne bir buçuk milyon daha çocuğundan, ondan bundan borç buldu koydu. E ne yapacak? Hiç birimizi ekmek mi yemesin, hiç mi bir şey almasın. Yani açlığa mahkûm ettiğiniz zaman ne olur? Ama buradan iktidarıyla, muhalefetiyle nasıl ki mecliste bazı konularda, kendi meselelerinde el kaldırıyorlar ise emeklinin meselesinde de bir sefere mahsus el kaldırsınlar, bu iş çözülsün. Birbirinden değerli vekillerimiz ziyaret ettiğimiz zaman ifade şekilleri şu: Başkan ben de emekliyim, emek bu. Dedim hiç bunu söyleme. Sen meclise çıktığından beri emekliden ne zaman söz ettin? Şimdi önümüzde bir yerel seçim var. Ben bir görev istemem, asla istemiyorum. Ama doğrunun yanında, yanlışın karşısındayız. Halka hizmet, hakka hizmet. Diyoruz ki gelin bizim düşüncelerimizi alın.

65 Yaş Üstü ulaşımda ücretsiz dönem kaldırılacak bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Emekliler ne düşünüyor bu konu hakkında?

Ulaştırma Bakanlığı aracılığı ile kaldıracaklar. Ama buradan o belediye şoförlerine de seslenmek istiyorum sizin aracılığınızla. Kardeşim bindiğiniz araba, sürdüğünüz araba hiçbirinizin babasının malı değil, bu halkın malı. İnsanları sen o iş geçti filan diyerek indirmeye gücün yetmez. Biz Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Zeydan Karalar da şu ifadeyi kullandık. Dedik ki emeklimizde, yaş aranmaksızın, ücretsiz bindir. Başkan Karalar bana dedi ki: bununla ilgili bir öneriniz var mı? Suya yüzde 20 indirim yapılacak dendi. Şu an ben evimden pay geçiyorum. 318 lira, 320 lira. Bana su parası geliyor. Garibanın, yoksulun vay gele başına. İnanın sabah evden çıkıyorum veya akşam gidiyorum. Üzülüyorum. O hanım bacılarımızı, o beyefendi kardeşlerimizi sokakta ekmek toplarken, birinden bir şey isterken inanın gördüğüm zaman üzülüyorum. Bizim emeklilerimiz içinde artı dul yetim maaşı alan hanımefendiler var. Çeşitli mahallelerden buraya borç bulup 20 lira olmuş bir dolmuş, geliyorlar. Geri giderken bir erkek yürüyebilir ama hanımefendi yürüyemez. Başkanım ne olur bana 20 lira verir misin? Evime ulaşmak istiyorum diyor.

Buradan iki kişiye hakkımızı helal etmiyoruz

Cumhurbaşkanını gerçekten samimi, doğru dürüst, vicdanlı, merhametli olduğunu düşünüyoruz. Bu arada da emeklimize en kötülüğü yapan iki bakanımızın ismini söylemekten asla imtina etmeyeceğiz. Biz eskiden memur katsayısına bağlı idik. Bizi memur katsayısına aldılar. 5510 sayılı yasaya bağladılar, adını da TÜFE koydular. Kim bunu yapar? Zamanın Sayın Bakanı Yaşar Okuyan, İmren Aykut. Onlara hakkımızı helal etmiyoruz, haram olsun diyoruz.

Tüm Emek Der derneği olarak yetkililerden isteğiniz nelerdir?

Biz kademeli zam istiyoruz, seyyanen zam istiyoruz. Emeklinin meselesi tekrar gözden geçirsin diyoruz. Niye gözden geçirsin diyoruz. 1800 prim olan 7500, 3600 primi olan, 7500, 5000 pirimi olan 7500 lira alıyor. Şimdi arada adaletsizlik var. Şimdi bunları gözden geçirelim. Bir de kök maaş filan bu sene onu çıkarttı. Bizim emeklimiz kök maaşı bilmez. Tüfe diyorsunuz. Eskiden patlıcan pazarda 10 kilosu 2 liraydı. O zaman yapıyordum TÜFE’yi. Emekli TÜFE’yi bilmez. Bırakın ismini takmadığı cisimlerden oradan buradan getiriyorsun. Yüzde 15, yüzde 20 çıkarıyorsun. Şuna inanın emekliler olarak bu ülkenin biz temel taşıyız ya harcı, çimentosu, küreği her şeyiyiz. Neye bakıyoruz biliyor musunuz? Çok enteresan bir şey. Ya keşke enflasyon yüksek çıksa? Böyle bir düşünce olur mu ya? Birileri düşsün istiyor. Bize diyoruz ki ne kadar çıkarsa o kadar bize zam verirler düşüncesi içerisine bizi getirdiler. Bir ekmek 7,5 lira olmuş. Belediye ekmeği dediler, büfe koydular. Allah razı olsun, teşekkür ediyoruz. Hizmet veren kim olursa olsun biz onu takdir ediyoruz.

Son olarak eklemek istediğiniz şeyler nelerdir?

Memura 8 bin 77 lira bir zam yapıldı. Biz seslendik dedik ki bütçede sıkıntı varsa niye verdiniz? Demek ki para var. Yapacağınız tek bir şey vardı. Neydi o 4 bin lira bize verilecekti, 4077 lirayı da memura. Buna hiç kimse sesini çıkartmazdı. Ama sen evlat, öz evlat gibi düşünürsen insanlarımız ses de çıkarır, serzenişte de bulunur. Kusura bakma. Şimdi mesela Cumhurbaşkanımız yılbaşına kadar çözüleceğini söylüyor. Bir bakan da öyle olacak, böyle olacak diyor. Binali Yıldırım Bey çıktı? Meclis açılır açılmaz çözün. Hangisine inanacağız? Hangi işin durulduğunu ortaya koyacağız. Emeklimiz muallakta. İnanın marketler aldı başını gidiyor. Denetimsizlik var. Şimdi giriyorsun sabah marketin ismini vermeyeceğim. Biz girdik. Ya üç parça, dört parça bir şey aldık. 300 küsur lira. Ben yüz lira ile gidiyordum. Pazarda alışverişimi yapıyor, bir de cebimde param artıyordu. Şimdi büyük pazarımız ne kadar biliyor musunuz? 500 lira. Bir marketimiz bin lira. O da tam bir şeyler almadan. Bu marketlere alel acele denetim yapılmalı. Şimdi akşam mazota zam geliyor. Saba etikete. Hani rahmetli Kemal Sunal ne kadar ileriyi gören biriymiş ki, aynı onun filminde de var. Belediye başkan oluyor da etiketin arkası sabahları değişiyor. Bunu devlet mi yap diyor. Kişiler olarak bizim de hoşumuza gidiyor. Eskiden çalışma vardı, ülkemize sahip çıkma vardı, birlik beraberlik vardı. Şu an git gide o birlik beraberlikten uzaklaştı. Hele hele ben karşı çıkalım demiyorum, elimizin tersiyle itelim demiyorum. Ülkemizde barındırdığımız insanları, sınırımızın akabinde, şimdi oluşturduğumuz gibi biraz daha geniş kapsamlı yer oluşturarak orada ağırlayalım, ülkemizin içinde ağırlamayalım. Sabah çıkıyorsun arkadaş benim kolumdan tutuyor, başkanım gelir misin diyor, işte şu Suriyelilerden bak diyor. Önüne yığılmış genci, kocası hepsi para beklentisi içerisinde. Efendim Birleşmiş Milletler gönderiyor, Dünya Bankası gönderiyor ya ne gönderiyor? Üç lira gönderiyor. 13 lira da senin benim sırtımdan gidiyor. Bunu bilmeyen var mı? Bir elektrik. Faturası Adana’mız hepinizin bildiği üzere sıcak bir şehir. Doğru mu? Mecbur temmuz ağustosta çalışıyorsun klimayı, inanın 1500 1600 altında elektrik gelmiyor. Diğer günlerde ne geliyor?. 800 900. Elektriği, suyu yatırdık, ev kirasını ödedik. Ne oldu? Delik büyük, yama küçük misali. Emekliye ondan sonra diyorsun ki ya işte yılbaşına kadar sabretsin.

Emeklinin samimiyetimle söylüyorum dayanacak gücü kalmadı. Sayın Genel Başkanımız Satılmış Çalışkan her kapıyı çalıyor. Bizim genel merkezimiz çeşitli siyasiler ziyaret ediyorlar. Ne diyorlar? İşte efendim Ahmet geldi. Mehmet Keten kardeş bizim kapımız herkese 7/24 açık. Siz şimdi aradınız, biz size gelmeyin dedik mi? Böyle bir şey var mı? Olur mu? Herkes gelsin düşüncesini söylesin ama yapabileceği bir şeyi söylesin, yapamayacağını söylemesin. Emeklimiz önümüzdeki günlerde bunu herkes açık ve net bir şekilde görebilecek. Kim emeklinin yanında yer alıyorsa emekli de o kişi kişilerin yanında yer alacak. Şimdi babasının divanı bir liderimiz çıktı. Emekli ile ilgili çok söylemde bulunuyor. Biz ona da teşekkür ediyoruz. Yani emeklinin isminden kim söz ediyor. Bu görüntülü yazılı basına çok teşekkür ediyorum ben. Nedenine gelince. Onlar bizim sesimizi, gözümüzü, kulağımızı her yere duyuruyorlar. Artı bir de basının da bu ülkede birçok hakkı var. Onlar da gasp edilmemeli, verilmeli.”dedi. Kaynak www.gazatte.com.tr

KAYA” EMEKLİLERİN DAYANACAK GÜCÜ KALMADI”