Menü
Emekliler Bozüyük’ten Seslendi!

Tüm Emekliler Derneği ile Birleşik Emekliler Sendikası, Bozüyük Cumhuriyet Meydanı’nda düzenledikleri basın açıklamasıyla emeklilere yapılan maaş artışlarına tepki göstererek, mevcut zam oranlarının yetersiz olduğunu ve emeklilerin yaşam koşullarını iyileştirmediğini kamuoyuyla paylaştı.

Tüm Emekliler Derneği Bozüyük Şube Başkanı Ramazan Peker ise yaptığı açıklamada;

” TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülecek olan ve 2026 yılı zamlarını içeren torba kanunu “Memurlara yapılan ek iyileştirme emeklilere yapılmamaktadır. Bu durum Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırıdır”

Emeklilerin gelir ve aylıklarının alım gücünde fiyat ve kur artışlarının yol açtığı kayıpların da önlenemedi.

“Bu maddeyle 4/a ve 4/b emeklileri için en düşük emekli aylığı, olarak belirlenecektir.

Bu düzenlemenin sık sık yapılması ve farkın hazine tarafından karşılanması, 5510 sayılı Kanunla getirilen aylık bağlanma hesaplamasındaki parametrelerin sağlıklı olmadığının bir tescilidir. 5510 sayılı Kanunun aylık hesaplanmasına ilişkin 29. Maddesine göre, 1 Ekim 2008 sonrasında ilk defa statü farkı olmaksızın memurlar da dahil olmak üzere, bütün sigortalıların yaşlılık aylığının hesaplanmasında dikkate alınan güncellenme katsayısı ve aylık bağlama oranı parametreleri, çalışılan sigortalı süresi uzadıkça emekli aylıklarını düşüren bir sisteme dönüşmüştür.

AYLIK BAĞLAMA ORANLARI İYİLEŞTİRİLMELİ…

5510 sayılı Kanunun 3. Maddesinde yer alan güncellenme katsayısında 1 Ekim 2008 öncesinde yüzde 100 olarak dikkate alınan büyüme oranları, Ekim 2008 itibariyle yüzde 30+1 puan olarak değiştirilmiştir.

5510 sayılı Kanunun 29. Maddesine göre aylık bağlama oranları yeniden düzenlenmiştir. 2000 öncesinde 7200 prim ödemesi olan bir sigortalıya yüzde 69 aylık bağlama oranı uygulanırken, 2000 sonrası dönemde 4447 sayılı Kanunla yüzde 55, 5510 sayılı Kanunla yüzde 40 olarak değiştirilmiştir. Yapılan değişikliklerle, emekli aylıklarında ciddi kayıplar görülmüştür.

Diğer taraftan asgari emekli aylığı korunamadığından, getirilen düzenlemeyle yapılan artışlar emeklinin asıl aylığına yapıldığından, en az aylık olarak belirlenen ödeme sabit kalmaktadır. Bu düzenlemeyle emekli aylığı artışlarının askari ücret esas alınarak yapılması sağlanmalıdır.

 

Görüldüğü üzere asıl sorun, 5510 sayılı Kanunla gelen düzenlemedir. Bu Kanunun bir an önce değiştirilmesine ihtiyaç vardır.

5510 sayılı Kanun, norm ve standart birliği esası ile yola çıkmıştır. Daha önceki Kanunlarda, memur ile işçi ve esnaf emeklileri arasında fark olduğundan, bu farkın dönem başında emekli aylıklarına yansıtılacağı düzenlenmişti. 4447 sayılı Kanunun geçici 4. Maddesinde yer alan bu düzenlemeye norm ve standart getirdiği iddiasında olan 5510 sayılı Kanunla kaldırılmıştır.

Bu teklifle getirilen düzenleme, 5510 sayılı Kanuna, Anayasamızın eşitlik ve adalet ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir.

5510 sayılı Kanunun 29. Maddesine göre, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 5510 sayılı Kanun uygulanacaktır. 4688 sayılı Kanunun 28. Maddesiyle 5510 sayılı Kanunun aylık artışlarına ilişkin 55. Maddesinin memurlar için uygulanmayacağının düzenlemesi, norm ve standart birliğini bozmuştur.

İŞÇİ VE BAĞ-KUR EMEKLİLERİNE DE EK ZAM YAPILMALI…

Emeklilere yapılan zamlar birlikte değerlendirildiğinde, memur emeklilerine kıyasla, işçi ve BAĞ-KUR emeklilerine ek zam yapılmamaktadır.

Kanun teklifinde yer alan memur emeklilerine yapılacak olan ek zammın, işçi ve BAĞ-KUR emeklilerine yapılmaması durumu, anayasanın eşitlik ilkesine göre yeniden değerlendirilmelidir.

Emeklilerin gelir ve aylıklarının alım gücünde fiyat ve kur artışlarının yol açtığı kayıp önlenememiştir. Emeklilerimizin harcamalarında en yüksek gider olarak görülen gıda ve konut kira artışları, yoksulluk yaratmıştır.

EK ÖDEME ORANLARI ARTIRILMALI…

Bu maddeye ilave edilecek bir düzenlemeyle, emeklilerin yüzde 4-5 olan ek ödeme oranlarının yüzde 10’a çıkarılması, eşitliğin sağlanması için elzemdir.” dedi.

Başkan Peker, açıklamasının devamında:

“Türkiye’de milyonlarca emekli, dul ve yetim; artan hayat pahalılığı, eriyen alım gücü ve yetersiz maaşlar altında yaşam mücadelesi vermektedir. Bugün emekli aylıkları, temel ihtiyaçları dahi karşılayamaz hale gelmiştir. Barınma, gida, sağlık ve ulaşım harcamaları karşısında emekli maaşları hızla erimektedir.

2025 yılı boyunca yaşanan yüksek enflasyon ve zam yağmuru, emeklilerin gelirlerini adeta yok etmiştir. Market fiyatları, kiralar, elektrik, su, doğal gaz ve sağlık giderleri kontrolsüz şekilde artarken emekli aylıkları bu artışların çok gerisinde kalmıştır. Bugün emeklilerin büyük bölümü açlık sınırının altında yaşamaktadır.

2026 Ocak ayında yapılacak maaş artışı, yalnızca TÜİK’in açıkladığı TÜFE oranına göre belirlenirse bu artış, emeklinin yaşadığı gerçek hayat pahalılığını yansıtmayacaktır. Emeklinin mutfağındaki yangın, TÜİK tablolarında görülmemektedir.

Bu nedenle 2026 Ocak maaş artışı; TÜFE artışı, Refah payı, Milli gelirden pay eklenerek belirlenmelidir.

Refah payı yıllardır kaldırılmış, emekli sadece enflasyon oranına mahkûm edilmiştir. Oysa ekonomik büyüme varsa, milli gelir artıyorsa, bunun karşılığını en çok hak eden kesim yıllarca bu ülkeye emek vermiş emeklilerdir.

En düşük emekli aylığı, insan onuruna yakışır bir yaşam düzeyine çıkarılmalıdır. Emekli, çocuklarının ve torunlarının desteğine muhtaç hale getirilmemelidir. Emeklilik, sadaka değil; ödenmiş primlerin karşılığıdır.

Tüm Emekliler Derneği olarak talebimiz açıktır:

Emekli maaşları geçim endeksine göre belirlenmeli, açlık sınırının altında kalan hiçbir emekli bırakılmamalıdır. 2026 yılı, emekliler için bir dönüm noktası olmalıdır. Emekliler artık sabır değil, adalet istemektedir.” Kaynak: https://gundem11.com/

 

Emekliler Bozüyük’ten Seslendi!